Ana / Uzun Tivitler / Mısır. Bu son olsun. Kazanabiliriz.

Mısır. Bu son olsun. Kazanabiliriz.

Çok azı sağ kaldı...
Photo: AP

Konjonktür ötekilerdir. Ötekileştirmenin politikasıdır konjonktür. Küçük adamların gününü kurtarmak için büyük geleceğin kurban edilmesidir.

Konjonktürün, reel politiğin, liberalizmin dayattığı budur: Kötülükle temiz kalmadan savaşamazsınız. Sisteme karşıysanız sizi en azından sistem kadar kirli, günahkar, katil olmaya zorlayacağız. Söyleyecek sözünüz kalmayacak. Gücü olanlar karar verecek adaletin ne olduğuna ve sözü olanlar çelişkilerini savunmaya mahkum edilecek.

Mısır’da Müslümanların seçme hakları için direnen, global oligarşinin vesayet kuklalarına ONLARIN SEVİYESİNE DÜŞMEDEN direnirken hayatlarını veren kardeşlerin ödediği bedelden öğreneceğimiz çok şey var.

KAZANABİLİRİZ. Yenilgiyi zafer bilmeye mahkum değiliz.

Bugün dünyayı inleten oligarşi gücünü hep ötekileştiren ezberler üreterek tahkim etti. Kitleler, ülkeler, milletler böyle kırdılar birbirlerini, böyle düştük onların maskeli ipoteğinin pençelerine. Siyahlar insan değildi. Kızılderililer insan değildi. Hintliler insan değildi. Yahudiler insan değildi. Komünistler insan değildi. Kürtler insan değildi. Beyazlar asla insanları öldürmediler. Ötekilerini öldürdüler.

Müslüman olmanın, Arap olmanın insana benzer ‘başka‘ bir ‘öteki‘ şey olması için yıllardır çalışıyor sistem.

Müslümanlar insan değil. Global Oligarşi için alt-insan onlar, ‘Sub-Human’. Ve öyle kalmaya devam edecekler tüm dünyayı kucaklayan sözlerini bırakıp, vatan için, soy için, mezheb için, ekonomik büyümeleri için öldükleri müddetçe. Düşünenleri sistemden pay almak için stratejik derinlikler geliştirmeye çalışmakla meşgul oldukları müddetçe. Her toplandıklarında bir ağacı, bir başörtüsünü, bir cinayeti, bir ahlaksızlığı durdurmak için değil, TÜM DÜNYAYI kendilerine dayatılmış ezberin küçük penceresinden kurtarmaya çalıştıkları müddetçe.

İran’da sistemin ipoteğine nasıl geri adım attırdığımızı hatırlayın. Kendilerine karanfil uzatarak yürüyen halkın üzerine ateş emri verilen askerler, ilk sıralarda yürüyenleri katledip ardından gelenlerin, kardeşlerinin kanlarına basmamaya dikkat ederek yürümeye devam eden sıradakilerin de karanfil uzattıklarını gördüklerinde, silahlarını yere fırlatmışlardı. O gün kaybetti sistem. Ve unutmadı.

90’larda NATO, ‘komünizmi yendik, yeni düşman Siyasal İslam’dır’ dediğinde açıkça ilan etti unutmadığını. Gemi azıya alıp Afganistan’da, Irak’da gösterdi canvarlığını.

Mavi Marmara’yı hatırlayın. Meydanları nasıl doldurduğumuzu. Nasıl kenetlendiğimizi. Ama yine hatırlayın nasıl kolayca çözülüverdiğimizi. Hatırlayın daha geçen yıl Gazze bombalanırken meydanlarımızın nasıl boş olduğunu. Çünkü Gazze için ayağa kalkanlarımıza, içimizdeki küçük iktidar uzantılarınca konjonktür dayatıldı. Filistin için meydanlara koştuğumuzda, Suriye sloganları atmamızı istiyor sistem. Kahrolsun İran sloganları atmamızı istiyor. Çünkü hükumetin Ortadoğu politikasının uzantısı haline getirilmeye çalışıldı her toplanma her kenetlenme her dayanışma eylemi.

İktidar böyle mülevves bir şeydir işte. Konjonktürel ezberlerin bizden aldığı şey budur: Bizim için hayati olanlarda kenetlenip ‘tevhid’ adaletini göstermemiz ve adalet için herkesi kucaklamamız.

Sistemin tavrı ve uzantısı darbe rejiminin hunharlığı Mısır’ı Artık Gazze kadar net bir mesele haline getirmiştir. Katledilen silahsız ve savunmasız masumlar, dünyanın tüm vicdanları için bir kez daha oligarşinin maskesini düşürdü.

Gazze için ‘meşru bir devletin kendini savunma hakkı vardır’ diyen Obama’nın bizden alması gereken en güzel yanıt, işgalin meşruiyetini paramparça etmek olmalıydı. İsrail işgal örgütünün meşruiyetini paramparça etmek olmalıydı, onlardan tazminat dilenip barışmak değil. Hele hele Gazze için dayanışma eylemlerimizde Türkiyenin acemi Ortadoğu politikasının sloganlarını atmak hiç değil.

Obama’nın katledilenlerle katil Cunta’yı eşitlemesinin anlamı da budur. Adalet senin için değil diyor. Demokrasi senin neyine?

Ve #R4BIA‘tul Adeviyye’de, Nahda’da düşen; onurla, aşkla, dirençle, azimle, binlerce ve TERTEMİZ düşen kardeşlerin bizden istediği şudur:

Bu son olsun. Son düşüşümüz.

 

Güncelleme 11 Nisan 2014:

529_idam
Cuntanın hukuk katliamı idam kararlarını dinleyen 529 masum göstericinin cevabı, kahkahalarla gülmek oldu…

Evet #MısırdaKatliamVar ama bu acıyı ve tepkini paylaşırken seninle aynı fikirde olmayanlara insaf katliamı uygulama. Haksızlıklarını aklamaya alet etme.

#529KardeşineSahipÇIK. Sahip çıkıyorMUŞ GİBİ yapma. Ve onların muhteşem direnişine sahip çıkışını, sana direnen muarızlarının başına kakma.

Evet Mısır’da Katliam Var, #Mısırda529İnsanAsılıyor. Sahip çıkalım. Sorumlu ol. İstismar etme. Sen trajedi yarıştırasın diye olmuyor bunlar. Yoksa Allah zaten onların da sahibi…

Dicle’deki kuzunun hakkını gözetmezsen, İran’da asılan #Kürtler‘i de duymaz ve #Mısır‘a sahip çıkacak takati; kuzuyu örtbas ederek, seni eleştirenleri tokatlayarak kazanamazsın.

http://twitter.com/guneyli_cocuk/status/453509479502716928

agac_degil_insan

#MısırdaKatliamaSessizKalma‘mak adına TR’de yapılan eylemlerin akla seza sloganlardan biri bir pankart: “Bir ağaç değil ama insan üzülüyor”.

Sen ağaç için üzülmezsen, insan için de gerçekten üzülmekten; tepkilerinde samimiyetten, sözlerinde güzellikten uzaklaşmaya devam edeceksin…

http://twitter.com/guneyli_cocuk/status/454722359728283648

Bunu da okuyun...

Kıymayan Erkeklere Dua

benimle aşık atma vazgeçemezsin sonra adı benden vazgeçememek de olsa sevgilim kıyamam vallahi kıyamam sana

Bir yorum

  1. Bu kadar kısa bir notta, ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi yaşananlar. Allah razı olsun. Sizi anlayamayanlara derim ki, Birleşeceğimiz noktaları kaçırmamak gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir