Ana / Tefrika / İrtidat Modası

İrtidat Modası

Bana bak, laykla beni.

Vaavv, narkozdan uyandın, İslamcılar seni aşağılık kompleksine zorladı, sigortasız işçi çalıştırırken beş vakit namaz arasında sekreterine sulanan sözde İslamcı iş adamı mideni bozdu, İslami kuruluşların ahlaksızlığı gına getirdi, mankenlerin iki buçuk ayetle kanaat önderi olabilişi kanına dokundu, orucun kazasını unutmak kurdeşen etti, libidosu sapıtmış cahil hocaların kadınları Cehennem’e gönderme merakı tepeni attırdı, Prada marka başörtüsü takanlar bardağını taşırdı; sorgulama süreci yaşadın, aydınlanma geçirdin, İslam’dan koptun, artık Allah’a inanmıyorsun ve saire; binlerce yıldır uğraştığımız; Nietzsche, Einstein, Plato gibi adamların bir ömür verip varamadığı tatmin edici sonuca sen vardın, bravo! Sosyal Medyanın bastırılmış dikkat çekme ihtiyacını da şaha kaldırdığı aşikar.

İyi hoş da her çarpıklığı, çevrendeki her zulmü, her haksızlığı, dinin tarih boyunca bozasını yağladığı politikacıların Allah sömürülerini, hatta seni iki büklüm bin tevekkül büyüten annenin babana direnmeyişini bile iki sosyal medya tıkıyla getirip getirip İslam’ın ne kadar zararlı olduğuna bağlama çabaların, bu topraklarda yaşadığından utanan lümpenlerden alıntıların, aslında kendini ikna edemeyenin patolojik çırpınışlarından başka bir şeye benzemiyor.

Kendini gerçekleştirme çabasına saygım var. Değişmekten korkmamaya saygım var. Erkek egemenliğini parçalama çabalarına ve örgütlenmiş riyaya direnişe de saygım var. Ama cehalet, riya, sömürü ve zulüm üreten bu din taciri düzene kızıp yorganı yakmaya; faturayı İslam’a çıkarmaya; sembol bezirganlığına; başörtüsü çıkarmayı aydınlanma ve özgürleşme sembolü diye pazarlamaya saygım yok. Başörtüsüyle zulüm aklayanlara saygım olmadığı gibi.

Milyon kere dümdüz edilmiş düz kafa argümanları ve oryantalist klişeleri tekrarladığının farkında bile değilsin. Öyle gerçekten okuyarak, sorgulayarak, fikir çilesi çekerek vardığın, kavradığın, gerçekten sana ait bir tane sonuç olmadığından; riyakar liderlerin pompaladığı şarlatanlığın, sistemin ülkelerimize boca ettiği şiddet ve kaosun; yani Müslüman toplumların şu sırada içinden geçtiği arınma sürecinin tipik bir yan etkisi olmaktan öteye geçmeyeceksin. Tersinden hidayet ticareti yapan bir mağribiliğin yavuz hırsızlığının üstüne çullanacağı gerçeği de cabası. Hatta abartırsan, en fazlası, sivilcelerini pudralamış ergen ‘selfie’leri kadar dikkat çekmeye başlayacak; İslam’ı aşağılayan ‘paylaşım’ların.

Onları yazarken harcadığın vakti, ne bileyim, Rüstem’in halısına saplanan mızrağın anlamını; insanın insana yaptığını; sınırsız arzu ve umutların ölümle sona ermesinin haksızlığını; merakın, korkunun, umudun, seçmenin, nefretin ve sevmenin doğasını; Müslüman bir kültürde doğmanın bir tesadüf olarak anlamsızlığını; hayata yaptığın gerçek katkılar olup olmadığını; tavuktan çıkan yumurtanın ambalajını; suyun neden yatağında aktığını ya da demirin neden tavında dövüldüğünü düşünmekle değerlendirebilirdin.

Kızdığın her şey, tanık olduğun herşey senden bir karşılık, bir sorumluluk bekler; değiştirmek, düzeltmek, bulduğundan daha güzel yapmak sorumluluğu gibi. Sana pek entelektüel gelmeyebilir ama 40 yaşını geçtiğinde anlayacaksın ki, pireye kızıp yorganı yakanın yatacak yeri olmaz hikmetli bir özdeyiştir. Boş ver “gerçek islam”, “sahte islam” şamatalarını. Hayattan bak. Yaşlı bir çınar gibi düşün İslam’ı mesela ama taze sürgünler vermeye devam ediyor. Sen o sürgünlerden birisin.

Sana biraz ukalalık yapmama müsaade edersen, günde ortalama yaptığın 50 İslam ne kadar kötü paylaşımlarının altına şu yorumu eklediğimi var say:  Ateyist’ olacaksan ol ama emin ol, bu topraklarda, ateist olmak için Müslümanlıktan vazgeçmen gerekmiyor, İslam’a düşman olman gerekmiyor.

En azından vazgeçtiğin şeyin ne olduğunu iyi kavra da öyle vazgeç. Şüphe iyidir, sorgulamak iyidir, Allah’ın sevdiği şeylerdir onlar. Direnişin hası da Müslüman kalmakta ısrar etmek bence; beğenmediğin Müslümanlara rağmen.

Bu topraklarda Müslümanlık sadece bir din değil, kuzum. Gelenek, kimlik, kültür, dil, tarih. Bizi millet yapan şey. Yıkılan bir imparatorluktan geriye kalanları bir arada tutan şey. Türk’ü Türk, Kürdü Kürt, Çerkesi Çerkes yapan şey aslında; Aleviyi Alevi.

Yeri gelmişken, Türkçülük bize çakılan bir kazık; Kürtçülük de öyle. Solculuğu İslam düşmanlığı sanmak  bize çakılan bir kazık; İslam düşmanı bir Ateizm de öyle; Kur’andan nasipsiz ve imansız İslamcılık da öyle. Kanla çaktılar bu kazıkları bize, kara tahtalar önünde aşağılayarak eğdiler bizi; yalanlarla tuttular çaktıkları kıçlarımızda. Bize bu kazıkları çakanlar, Hristiyanlara da Evangelizmi ve Modernizmi çakanlar; Yahudilere Siyonizmi çakanlar.

Müslümanlık giderse, ne Türklük kalır, ne Kürtlük, ne Çerkeslik ve ne de ‘ateistlik’ aslında. İslamsız ideoloji, felsefe, düşünce, kimlik; aslında sadece Müslümanlıktan uzaklaşmandan başka bir fonksiyon icra etmez burada, yeşerdiğin bu bahçede. Seni aydınlatmaz.

İleride sandıklarımız bizden ileride değil, kendi geçmişlerinden ileride.

Müslümanlıktan başka giymeye çalıştığımız her gömlek, giydiğimiz oranda, üstümüze uydurduğumuz oranda kendimiz olmaktan uzaklaştırır bizi Ve Müslümanlıktan uzaklaşınca giymeye çalıştığımız o gömlek de düşüverir; bize ait değildir çünkü, topumuzun kumaşından değildir; çırılçıplak kalıveririz ortada; kişiliksiz, hayasız, arsız. Daha önce giymeye çalıştığımız İslamsız gömleği bize yakıştıranlar, bizi o gömleği giydiğimiz oranda övenler var ya, başta onlar olmak üzere, kimse sofrasına buyur etmez o zaman işte; kurtlardan başka. Menüde bizim olduğumuz bir kurtlar sofrasından başka.

Müslümanlık bizim şiirimiz, şarkımız, masalımız, desenimiz, harcımız, tıynetimiz, ar damarımız, vicdanımız, refleksimiz, dürtümüz ve nihayet frenimiz kardeşim. Kafanı akıllı telefondan kaldırıp aklını kullan bir dakika, düşün, Müslümanlıktan uzaklaştıkça eşcinselimiz bile sokakta çırılçıplak yalanmayı eylem sanıyor. Amerika’daki “gay pride” yürüyüşlerinde bile en teşhircilerin sokakta yapmaya utandığı şeyleri bizim sokaklarımızda yapabilmeleri, başkalaşma ve yabancılaşmanın dibine girip öteki taraftan çıkmaktır. Müslümanlıktan uzaklaştıkça, İslamcımız şaşaa, telsiz ve makam otolarına tapmaya varıyor. İsrail’e ve bize o kazıkları çakanlara “van minut” diyenimiz, her ‘ten minut’te bir kazıkçılara bir insanımızı daha borçlu hale getiriyor, sonra düşmanlarımızla iş tutmayı strateji diye pazarlıyor. Müslümanlıktan uzaklaştıkça, ondan nefret ettikçe, utandıkça; solcumuz halka tasmalanacak köpek muamelesi yapacak noktaya savruluyor. Müslümanlığın bu ülkede din değil aynı zamanda tarih, kültür, gelenek ve kimlik olduğunu anlamayan devrimcimizin devletle mücadelesi halkla mücadele etmek olarak tezahür ediyor. Feministimiz genelevleri savunmayı marifet sanıyor, Türkümüz mallaşıyor, Kürdümüz mankurtlaşıyor, ateistimiz sarhoşluğa güzelleme yazmayı marifet sanıyor.

Demem o ki, sakin ol; kendi parolalarını geliştirmemiş o aslında duyarlı ve muazzam zihnini, şimdi sanal dikkat alan aparma argümanlara mahkum etme; kapılarını açık tut, düşünmeye devam et, araştır, İslam’ın kendi kaynaklarını çalış, bilim felsefesi filan oku, biraz emek ver, adil olmaya çalış, biraz tevazu sahibi ol. Bir mülteci kampını ziyaret et. Kendini çok da ciddiye alma.

Yoksa senin hayatın sırrını çözmüş bir aydınlanma tribine değil ya (Allah muhafaza) adam gibi bir trajediye ya da en iyisi, bir iki GERÇEK arkadaşa ve doğru dürüst bir yavukluya ihtiyacın var gibi geliyor bana.


OT Dergi Şubat 2016 Sayısı

Bunu da okuyun...

Ayazda Kalmış İslamcının Türküsü

bu mülevves döngü mü sarıldığımız urgan bu muydu son durağı derin sular geçmenin tahkir bodrumlarından …

10 yorumlar

  1. Çok güzel elinize sağlık ama buradaki mevzubahis muhatap bu dili anlayacak olsa eleştirdiğiniz durumu ile hemhal olmazdı muhtemelen.

    Yani amaç, gençlere, kaçtıkları şeyin islam olmadığını, yozlaşma olduğunu anlatmaksa, daha açık/sade bir dille bunu yapmak gerek.

  2. Sevgili mehmet efe gercekten cok iyi noktalar değinmişsin.

  3. Bu yazıda küçümsendiği gibi, İslam’dan son 3 yılda iyice soğumuş biri, ama bunu sosyal medyada falan hiç ama hiç paylaşmamış biri olarak, bana umut verdi bu yazı. Demek bu defa durum gerçekten fena, bu sefer gerçekten baltayı taşa vurdu islamcılık, sizin gibi saygıdeğer biri bile insanlara “abi gözünüzü seveyim durun gitmeyin, dur açıklayalım, dur dur gitme, iyi tamam git ergen özentisi, hava atmak için ateist oluyonuz zaten hepiniz !!!! ” diyecek kıvamına geldiyse, endişe büyük, islamcılığın ufku karanlık demektir.

    Alev Alatlı’nın son çıkışı kaçırmadan önceki tarzını anımsattı bu yazı bana, bu ibretin nereye varcağını da merakla izleyeceğim bakalım.

    • Aslında küçümsenen belli bir davranış tarzı, ki örneklenerek açıklanmış. (Egemen islami kültürden soğumayı, aktif olarak İslam’a fatura etme davranışı gibi.) Gerçekten gidenlere de şanzımanı dağıtmaması için sizin yakıştırmanızla “gözünü yiyeyim” diyor. Ama ülkeye egemen olmuş İslam-cılık tarzının baltayı İslam’a vurduğu konusunda son derece haklısınız. Belki de umut vericidir dediğiniz gibi; (yazıda bir arınma süreci olarak ima edildi) belki dibe vurduk, tek yol geri tırmanmak, ve buradan çıktığımızda daha insan, daha Müslüman olacağız belki. Yorumunuza teşekkürler. 🙂

  4. Yazı güzel de, sen romandan heber ver Mehmet Efe… Önceki yazıda bizi heyecanlandırdın. Yakın olmayabilir; ama bir tarih verebilir misin? Bu arada bir itiraf: Ben kitap bekliyordum; ama türünü tutturamadım. Ben, bu sitedeki ve OT’taki yazıların toplandığı ”Buradayız” tadında bir kitap bekliyordum. Roman olması benim için sürpriz oldu.

  5. İslam bir din mi yoksa pvc kimlik kaplama kiti mi?!

  6. Vaaaaaay be. Vaaaaaay be. ağzınıza sağlık muhteşem…

  7. islamı bırakınca ateist olmak mı lazım illa…islamı terkettim ateist falan da değilim. islamın tanrısı gerçek tanrı değil ve ben ona değil gerçek tanrıya inanıyorum.

  8. Konuyla alakalı olduğunu düşündüğümdenMÜSLÜMAN (CI) LAR NEDEN YENILECEK (yazısından bir parça,katkı amaclı)
    İSLAM TARİHİNE KISA BİR GÖZATIŞ
    İslam Allahın yarattığı ilk insan (ve peygamber) olan hz Ademden günümüze DOĞRU YOL anlamında kullanılan tüm semavi dinlerin ortak adı…Kendi tarihsel dilimleri içerisinde,yahudilerde islam dinindeydi,hırıstiyanlarda islam dinindeydi ve bir rivayete göre yeryüzüne bugune dek,değişik coğrafyalara gönderilmiş olan 124.000 peygamber ve ümmetleride İSLAM dinindeydi…Örneğin MÖ 300 lü yıllarda Güney Çin deki bir peygamber ve ümmeti veya,GÜneybatı Afrikadaki bir peygamber ve ümmeti veya Bolivya dağlarında yaşayan bir peygamber ve ümmeti,hepsi İslam dini üzerineydiler…Allah hiçbir toplumu,insanlık tarihinden günümüze yalnız bırakmamış,her coğrafyaya,belirli zaman aralıklarıyla uyarıcı göndermiştir,…Ta ki hz Muhammede kadar…Hz Muhammed den sonra peygamberlik makamı sonlandırılmış ve MÜSLÜMANLIK diye adlandırdığımız,İSLAM IN son versiyonu (buna en son model araba) diyelim,yeryüzünde yaşayan tüm insanlara gönderildi…gidin tüm semavi dinleri araştırın,hemen hepsinde oruç,namaz,zekat vb ibadetler ortaktır,birçok benzer özellikleri vardır…Zaten önceki semavi dinlerin ,yerine yeni bir versiyonun gönderilmesinin sebebi,öncekindeki TAHRİFAT VE ABARTILARIN iptal edilmesi,ve yeni güncellemelerle dinin (DOĞRU YOL) un tekrar insanlara öğretilmesi idi…..
    Bir araba düşünün…Mekaniği mükemmel….Saatte 240 yapabilen ,son model,konforlu bir araç…Ama bu arabanın belirli km aralıklarında yağlanması gerekiyor….Radyatörüne su katılması gerekiyor…Emniyet sistemlerinin ihmal edilmemesi gerekiyor…frenidir,el freni,amortisörler,uyarı ışıkları,kaloriferi,kliması,ebs sistemi vs…Bu aracın adı İSLAM…İslam dini..
    İslam adını verdiğimiz bu arabanın bir sürü emniyet sübabı var..El freni var…Amortisörü var…YOBAZ dediğimiz insanlar neye benziyor biliyormusunuz…Bu aracı her durumda 240 km hızla kullanmaya çalışan,ve birçok aparatını gereksiz(daha doğrusu zaafiyet) olarak gören bıçkın delikanlılar….El frenini kullanmayı (korkaklık),amortisörleri (nefsi zaafiyet),farları (dinden çıkmaya vesile olabilecek tartışmalar),radyatördeki suyu (Allahın helal kıldığı sosyal aktiviteler,ağlenceleri yasaklama hevesi);vitesi (dinde tembellik);sunroof u (kafirlere özenti) vs vs. olarak algılayıp,bu aparatları kullanmıyorlar-gereksiz buluyorlar,ondan sonrada trafik kazasına sebep olup(milleti dinden soğutma); yaw bu millet neden dinden uzaklaşıyor diye de hayıflanıyorlar…E ulan demezler mi adama,sen kendini Allah yerine koyup,Allah ın helal kıldığı birçok şeyi haram gibi(mahalle baskısı) empoze etmeye vesile oluyorsun,sonra da başını duvarlara vuruyorsun…İnsanı sen mi yarattın ki,herkesi kendin gibi zannedip,kurşundan asker modeli üretmeye çalışıyorsun…İnsanı Allah yarattıysa,o Araçtaki(islam dini) nin hiçbir düğmesini boşuna yaratmamıştır…Sen dinibütünsen,sana saygım var,ne halin varsa gör,istersen hiçbir aparatı kullanmadan arabayı sabah akşam 240 ta kullan…Neden milleti 240 la arac kullanmaya zorluyorsun…Adamın far kullanmasını neden ayıplıyorsun,3. vitese geçmesine neden kızıyorsun,aracın içinde sıcaktan boğulması hissine neden müdahale ediyorsun(bırak sunroofu kullansıın)…Günümüz bireylerinin,dincilerinin dinle ve birbirleriyle olan ilişkiside buna benziyor…Birileri dini abartıyor,ritüeller boğmaya çalışıyor,ve sonrasında da radyatör patlıyor,motor sarıyor,ya da en kötü ihtimal yaşanıyor,arac 240 km hızla gidip duvara tosluyor(IŞID çilerin pratiği)….
    DİN İNSAN HAYVAN
    İnsanla hayvan arasındaki en büyük fark nedir ,diye bir soruya birçok cevap verilmiştir..Konuşmak,düşünmek,gülmek felan….Bence insan ve hayvan arasındaki en büyük fark,insanın din sahibi olmasıdır..İNSAN DİNE İNANAN HAYVANDIR…Tabi bu sözümde kesinlikle ateistlere bir hakaret yoktur..Ben erdem sahibi olan ateistlerin dünyada hatırı sayılır bir kitleselliğe sahip din sahipleri olduğunu düşünüyorum…Dilleri Allah ı inkar etse bile eylemleriyle,birçok DİN PRATİĞİNİ yerine getiren vicdan sahibi ateist kesim….Hakeza adına dindar denen ağzında DİN sözü eksik olmayan velakin pratiğyle bir NEMRUTTAN FARKI OLMAYAN,adına “müteddeyin” denilen kesimin ibir kısmının,zerre dinden nasiplenmediklerini düşünüyorum…İSLAM doğru yol demekse,birçok ateist islam üzerine,veya kendine müslüman diyen birçok dindarda İSLAMDIŞI biryol üzerinde olabilir..Kendine güvenme,din kimsenin tekelinde değildir…DİN erdemdir..Doğruluktur…Hani olay şu:Ateistlere o erdemleri dahi bir din öğretti…Ateistlerin,insan onuruna dair tüm pratikleri, SEMAVİ DİNLERİN öğretileridir…Lenin-Marks-Hegel-troçki,kimi sayarsanız sayın,tüm komunist ideologların veya hızlı anarşistlerin,ehlikeyf dünyacıların;erdeme ve onura ait tüm öğretilerinin-pratiklerinin dünyadaki tüm semavi dinlerle ortak olduğunu görürsünüz…Onlar Allah ı inkar etseler bile,birbirlerine saygı duymayı,sevmeyi,saygı duymayı,çocukları korumayı,namusu,dürüstlüğü ve İSLAMDAN(ta hz ademden beridir gelen öğretilerden) öğrendiler…DİN dediğimiz şey olmasaydı,İSLAM olmasaydı,insanlar birbirlerini yiyecekti(somut manada),birbirlerinin çocuklarını yiyecek,hamileye saygı,bebeğe saygı,yaşlıya saygı,bayana saygı,güçsüze saygı…Hepsi dini öğretiler…Seyredin bir belgeseli,hayvanlar birbirine neler yapıyor…Hani ateistinden en dindarına varsa erdemli bir davranışımız,bunların hepsi binlerce yıl boyunca adına İSLAM denen semavi dinin öğretileri,bu bu çeşmenin suyundan en azılı din düşmanı olan ateist bile faydalanmış(ama haberi yok smile ifade simgesi )
    Dini hep ilaca benzetirim ben..Birçok faydası olan ama aşırıya veya yanlış kullanıma kaçıldığında,alerjik reaksiyonları olan bir ilaç…insanı hayvanlıktan çıkaran,insanı insan yapan,karmaşayı düzene sokan velakin aşırıya kaçıldığı anda veya ilacı yanlış zamanlarda kullandığın anda bambaşka tepkiler verecek bir etken madde…Şu unutulmamalıdır ki,dinin bu zararları,faydalarının yanında YOK hükmündedir…Evet ,ilaç yanlış kullanıldığında zararlara sebep oluyor ama ,faydalarını saymaya sayfalar yetmez…Birçok din savaşı olmuş,insanlar birbirini kesmiş,doğrudur,ama inanınız,eğer DİN olgusu olmasaydı,insanlar AFRİKA SAVANALARINDAKİ aslanlar gibi birbirlerini,birbirlerinin yavrusunu boğacak vahşilikte olacak,insanlık belki de nesli tükenen bir hayvan gibi tarihin yapraklarında yok olacaktı…
    AVRUPANIN İSLAMI MÜSLÜMANLARIN EMEVİLİĞİ (EK)
    Japonların dünyanın en dürüst insanları olduğu söylenir…Sanırım Japonların yöresel dinleri ŞİNTOİZM…O dinin semavi bir din olup olmadığını bilmiyorum am şuna eminimki bir japon ateistse veya şintoistse varolan tüm kaliteli özelliklerini nesiller boyunca gelen öğretilerden ve suyun en başından çeşmeden yani o bölgeye zamanında indirilen İSLAM dininden almıştır…Rahmandan gelendir güzel olan,dünydaki tüm pislikler ŞER kaynaklıdır ve ŞER olanın kaynağı şeytandır…BİR JAPON KALİTELİYSE BUNU SEBEBİ İSLAM,BİR MÜSLÜMAN KALİTESİZSE BUNUN KAYNAĞI ŞEYTANDIR…
    İnsana değer vermeyi Avrupa dan öğreniyoruz,çünkü Avrupa da öyle ya da böyle islamın kırıntıları var,müslüman topluluklar insana değer vermiyorsa,demek ki islamdan uzaklaşmışlar ve kendi kendilerini kandırdıkları bir tahrifat ortaya çıkarmışlar…Başka bir açıklama bulamıyorum…hani bazen düşünüyorum,Avrupa kapılarını açsa,hakeza müslüman coğrafyaların tüm kapıları açık olsa,tüm müslümanlar Avrupa ya kaçacaklar…tarihe girmiyorum,emperyalizme girmiyorum,siyasete girmiyorum…İnsanlar arası ilişkilerden bahsediyorum…valla benim bir altın bileziğim olsa Avrupalıya emanet ederim,müslümana emanet etmeye korkuyorum arkadaş(tabikide her kesimde iyi-kötü vardır ama ben genel manayı kastediyorum)…hırsızlık bizde,dedkodu bizde,emanete hıyanet bizde,yalan,kavga,dolan,talan bizde…bireysel ilişkileri kastediyorum…Lütfen siyasete ve tarihe girmeyelim…Müslüman ülkelerin gazetelerinin tek doğru yazdıkları sayfa 3. sayfa haberleri ve hepsi iğrenç iğrenç haberleri yazıyor…Düşünün hani sadece 3. sayfa haberlerinde dürüstler ve o sayfa haberleri tecavüz-gasp-hırsızlık-cinayet haberleri…Siyaset-spor-ekonomi sayfaları ise yalan ve spekülasyonlarla dolu…Hani düşünün dürüst olduğumuz tek bir konu var o da YÜZ KIZARTICI HABERLER sayfası….
    Avrupa emperyalist bir tarihe sahiptir,kanlı bir tarihi vardır,hepsini kabul ediyorum…Avrupa hayranı felan değilim…Günümüzden bahsediyorum,bireysel ilişkilerden,komşuluktan bahsediyorum…aşktan bahsediyorum…yaw aşklarımız bile mekanik…evliliklerimiz,boşanmalarımız bile canice…evlenirken adamın belini kıracak ekonomik zorbalıklarımız,boşanırken kadının canını alacak tehditlerimiz var…Avrupalının kadın-erkek ilişkisi bile dürüstçe,ahlkalısı ahlaksızı kendini aşikar ediyor,rol yapmıyor,bizde kimin eli kimin cebinde belli değil…Günahları bile onursuzca işliyoruz…
    KURAN VE YAHUDİLER
    Kuranda yahudilerden çokça bahsedilir…Yıllarca sebebini çözemedim…Yaş geldi 41 e,şimdi yeni yeni kafamda şimşekler çakıyor…Hani soruyu çözmek için uğraşmadım ha, yaşam tecrübesi sonuçları beni o çözüme kendiliğinden götürdü…Çevremdeki insanları yahudilere benzetiyorum…Hani Kuranda bahsedilen yahudiler…ya da ırkçılıktan Allah korusun beni,asla israiloğullarına düşmanlık beslemem,Allahın yarattığı birer anne-baba-evlat(insan) olarak her zaman başımın tacıdırlar,diğer insanlar gibi…Belki İsraille,siyonistlerle ve yahudici lobilerle sıkıntım vardır,asla bir israiloğluna kin gütmem,Yazımın bundan sonrasında geçecek olan YAHUDİLER kelimesi Kuranda bahsedilen ,örneklemesi yapılan AZGIN GÜRUH için kullanılmıştır,yazımı okuyan herhangi bir israiloğlunun affına sığınarak,devam ediyorum…Hani çevremde birçok yahudi görüyorum,yahudi ahlaklı…Kendini seçkin zanneden,her türlü hülleyi becerebilen,din kavramını sakıza çevirmiş,kendi şeriatına(kendi anayasasına) dahi saygısı olmayan tipler…Dindar geçinen tefeciler,kapitalist hacılar,kendi kızını amerikada okuturken,milletin kızına her tür yakışıksız benzetmeyi yapan üçkağıtçılar…ırkçılar..Kendini Allah ın özel ırkı zanneden ahmaklar…Yeni bir din icad etmeye çalışan sentezciler…Allah ın helalini haram,haramını helal yapmaya çalışan çıkarcılar…Din adına yalan konuşanlar,dini rant savaşlarına alet etmeye çalışan emperyalistler…AZGINLAR…LAF DİNLEMEYEN,GÖZÜ DÖNMÜŞ DÜNYA SEVDALILARI…ve şimdi bu yaşımda anlıyorum ki,Allah ın yahudilerden, ve lut,hud,semud (her 3 kavimde araptır) , kavimlerinden prototip örneklemeler yaparak,bizleri uyarıyor..Tüm insanlığı uyarıyor…Hami-sami (araplar ve yahudiler) toplumlarından minik örneklemeler yaparak ,aryenleri(kürtler) veya ural-altay(türkler) olanları uyarıyor…Aynı hataya düşmeyin diyor…Sonuçta hepiniz insansınız ve yanlış yapabilirsiniz diyor…Ve ben etrafımda şu anda birçok yahudi kürt ve yahudi türk görüyorum…Azgın ve söz dinlemez bir şımarıklıkta..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir