Ana / Tefrika / Zalimsiniz.

Zalimsiniz.

Ne çok ah aldınız!
“..O zulme devam edenler sözü değiştirdiler,
onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular.” (Bakara:59)

“Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın.
Yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur.” (Hud:113)

Menfaatinizin, derneğinizin, vakfınızın, örgütünüzün, aşiretinizin, takımınızın, derginizin, cemaatinizin ya da iktidarınızın devamı siz bile bile BİR TEK İNSANIN bile acı çekmeye devamına bağlıysa, zalimsiniz. Tüm dünya Milyonların hayrına çalıştığınıza inansa bile. Bir tek insanın acısının sebebi sizseniz, o acıyı durdurmanız milyonlara zarar verebilir diye inanıyorsanız, size yine zalim denir. Zalimsiniz.

Diliniz kibirli, üslubunuz tegallüb dayatıyor ve sözleriniz masum insanların hayatlarını hurdahaş ediyorsa size kibirli denmez, zalim denir. Ölümden sonraki bir hayata ve hesap gününe inandığınızı iddia ederek yapıyorsanız aynı zamanda münafıksınız.

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Her insanın. Kürt, Alevi, Sünni, Şii, Nusayri, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Kemalist, Komünist, Ateist dahil. İktidar sahibiyseniz ve bağlılık yemini ettiğiniz hukuk nezdinde masum bir tek insan elinizden dilinizden emin değilse, size zalim denir.

Bağlılık yemini ettikleri hukuku kendilerinden olmayanlara karşı ihlal edenler ve buna göz yumanlar zalimdir demektir Maide suresi, 8. ayeti. Varlık temelli karşıtlıklar, ötekiler üretiyor, ötekilere duyduğunuz nefreti adaletin üzerine çıkartıyorsanız, zalimsiniz.

Açlık sınırındaki maaşlarını zar zor alabilen insanlar kamu adına iş tuttuğunuz işyerlerinde maaşlarından daha ucuza güvenlik ihlallerinden hayatlarını kaybediyorsa sadece sorumsuz değil, zalimsiniz. Geriye kalıp ağıt tutan sevenleri gözünde ise düpedüz katilsiniz. Bu yoksulluğu değiştirebilecekken adına asgari ücret, bu cinayetleri engelleyecek hukuk için gücünüz varken adına kader deyip geçiyor, bu taksime fıtrat diyebiliyorsanız size aymaz, siyasi, hükumet ya da gerçekçi değil; düpedüz zalim denir.

Yerine getirmekte geciktiğiniz her söz sizi güvenilmez yapar ama kamu gücünü kontrol ediyorsanız, aynı zamanda zalimsiniz. Geciken her söz, seçim takvimlerine yayılan her hak iadesi için defalarca, zalimsiniz.

Kamudan aldığınız ruhsat, sorumsuzluk ehliyetiniz haline geldiyse, zalimsiniz. Kamu maslahatı ve menfaatiniz birbirine muhtaç hale geldiyse, zalimsiniz.

Bir zalime kendi iktidarınız için savaş açıyor ve insanların katledileceğini bile bile bunu zafer için, iktidarınızın selameti için değer buluyorsanız, stratejik değil, cesur değil, mücrim ve düpedüz zalimsiniz.

Küçük zalime karşı büyük zalimle iş tutmanız sizi her zaman reel-pratik yapmayabilir ama kesinlikle zalimle aynı safta kılar. Zalimlerle iş tuttuysanız, iş birliği yaptıysanız, zalimsiniz.

Kamu gücünü kontrol ediyorsanız, en küçük ahlaksızlığınıza bile sadece ahlaksızlık denmez, zulüm denir; zalimsiniz.

Size emanet edilen kamu gücünü liyakat, hukuk ve ehliyet gözetmek yerine kapı kulunuz olmaktan medet umanlara teslim ettiğinizde; kamu gücünüzden dolayı kontrol ettiğiniz imtiyazları kışkırtıcılara, cahillere, tetikçilere, tarafgirlikten başka mahareti olmayanlara teslim ettiğinizde; işbilir değil ve sadece gaspçı değil, aynı zamanda zalimsiniz.

Bir tek insanın mahremiyetini ihlal ettiğinizde ister halkın güvenliği adına isterseniz Allah adına yapmış olun, sadece aşağılık bir röntgenci değil, aynı zamanda zalimsiniz.

Toplumsal rahatsızlıkları merhamet, anlayış, dinlemek, sabır ve kucaklamakla çözmek kısa veya uzun vadeli çıkarınıza uygun gelmiyorsa, size sağlam değil, irade sahibi değil, zalim denir.

Bir tek insanın ölümü, kahrı sizin herhangi bir stratejinize uygun geliyorsa; mazlum seçiyorsa sosyal  sorumluluğunuzun tezahürü; söyleminiz zulme azmettiriyor, kurbanların resimleri menfaatinize uygun geliyorsa; size zeki değil, siyasi değil, uyanık değil, zalim denir. Başarınıza kazanım denmez, zulüm denir.

Halkı etkileyebilecek bir konumdayken bir yalanınız bir tek insanın bırakın hayatına, saçının bir teline bile mal oluyorsa, sadece yalancı değil, zalimsiniz.

İster iktidar olun, ister muhalefet; halkı bir linç güruhuna çevirme gücünüz ve etkiniz varsa ve sizin tırmandırdığınız krizlerde çocuğu öldürülmüş anneleri halka yuhalatabiliyorsanız, sorumlusu olduğunuz kargaşanın kurbanlarını karalatabiliyorsanız, acı yarıştırma bezirganlığına tevessül edebiliyorsanız, size kriz yönetemeyen ergen değil, sadece merhametsiz değil, müstekbir ve zalim denir.

Bir iktidarın olumlanacak hizmetleri elbette olur ve çeşitli nedenlerle savunanların her şeyi meşrulaştırması da mümkündür. Halkın istikrar istemesi de son derece normaldir. Ama görevini daha iyi yapmaya çalıştığı durumlarda aferin demekle yetinmeyip, onu top yekün savunuyorsanız, size adil denmez. Zulmetmiş ve bunun hesabını vermemiş bir iktidarı savunan, onun uzantısı haline gelen, onu savunmayı görev bilen her şair, yazar, sanatçı, aydın, akademisyen; her kişi ve kuruluş kendileri ne kadar adil olurlarsa olsunlar onlara adil denmez. Zulmetmiş iktidarı savunduysanız, zalimsiniz. Yanlışına, yalanına, hatasına, zulmüne her sessiz kaldığınızda, bir o kadar daha zalimsiniz. Zulme her sessiz kaldığınızda, zulme ortak olursunuz. Zulmü alkışlamasanız bile seyirci kaldığınız her seferinde, zalimsiniz.

Davranışlar ve düşünceler yerine varlık temelli ise karşıtlıklarınız; kategorik olarak bazı insanlar sizin için sizin kadar yaşamayı hak etmiyorsa, sadece aşağılık bir ırkçı ya da putperest değil; aynı zamanda zulüm üreten bir zalimsiniz. Karşıtlarınız suçlu bile olsalar.

Hukuksuzluğun egemen olduğu bir düzen cadı avlarıyla, linç mafyalarıyla, cinayet örtbaslarıyla inşa edilirken elinizi taşın altına sokmamışsanız, (ya da atabileceğiniz taşı atmamışsanız), daha önce ne veya nerede olduğunuz önemli değildir; hangi bayrağı ya da flamayı sallarsanız sallayın, siz de zalimsiniz.

Zulme susan dindardan daha günahkar; hakkı tekelinde sanan aydından ya da ilahiyatçıdan daha katı; üstün ırk sloganları atan cehaletten daha karanlık; din-vatan-bayrak sallayan iktidar hırsından daha zalim kim vardır? Sivil halka ateş etmeyi meşru görebilen zihniyet de, suçun şahsiliğine aldırmayan düzen de zorbalık düzenidir. Zorbalığa zorbalık, zulme zulüm diyemiyorsanız, zalimsiniz; zulmedilen, çocuğunuzu katledenin çocuğu olsa bile.

Bir tek insana zulmedilmesine razı olmak pahasına özgür olmaktansa, sefil ve tutsak yaşayıp elleri temiz birer Müslüman ölmeyi tercih etmeliyiz. Etmezsek, zalimlerden oluruz.

Omelas’ı terkedin. Terketmezseniz, zalimsiniz.

 

15 Temmuz 2016 gecesi, silahların, tankların, jetlerin karşısına seçimlerini ve iradelerini savunmak için dikilen ve hayatlarını veren 240 canımıza kastedenler: Zalimsiniz.
15 Temmuz 2016 gecesi, 240 canımıza kastedenler: Zalimsiniz.

UNUTULMASINLAR…

15 Temmuz 2016 gecesi, silahların, tankların, jetlerin karşısına, tüm ülke için kaderini tayin etmek hakkını, seçimine sahip çıkmak iradesini savunmak ve zorbalık düzenine hayır demek için dikilen ve hayatlarını veren o canlara minnet borçluyuz.

Hatıralarına vefanın en güzel yolu, hukuksuzluk, adaletsizlik, sorumsuzluk ve keyfiliğe her yerde hayır diyebilmek olmalı. Onların canı pahasına bize armağan edilen zaferi baskı ve zulme mazeret kılmaya kalkmak, onların fedakarlığına en büyük hürmetsizlik olacaktır. Halkın seçtiği ve onların canlarıyla savunduğu yöneticilere düşen de şov yapmak değil, halkı kamplaştırmaya devam etmek değil, hele hukuku çöpe atmak hiç değil; her kes için yaşanmaya değer bir huzur ve barışın Türkiyesi için çabalamaktır.

Allah onlardan razı olsun, bizi zulme meyletmeyenlerden kılsın.

Bunu da okuyun...

Zulüm bizden kardeşim, bizden.

PAYLAŞIN: FacebookTwitterGoogle+PinterestE-mailWhatsApp “Çünkü aklımızda hep tutalım: İslam’ın ilerlemesini –her türlü ilerlemeyi- itaatkar ve teslimiyetçiler değil, cesur ...

NOT: Lütfen aşağıdaki "cevap yazın" formunu kullanarak yorumlarınızı ekleyin. Merak etmeyin, eposta adresiniz yayınlanmıyor ve paylaşılmıyor. Lütfen google reklamları için kusura bakmayın, Paypal Türkiye'den ayrıldığından beri siteyi yayında tutma masrafları için destek kaynaklarımız durdu.

Yazıyı sitenizde ‘blog’unuzda filan paylaşırken lütfen giriş kısmından sonrasına LİNK vererek buraya yönlendirin çünkü eklenen yorumlar da yazı kadar önemlidir ve düzeltme veya güncelleme yapabilirim.

 

12 yorumlar

  1. …ve en onemlisi ‘ben de bir zamanlar mazlumdum!’ diye feryat etmek sizi zulmetmekte hakli kilmaz, size boyle bir hak vermez.

  2. “Bir zalime kendi iktidarınız için savaş açıyor ve insanların katledileceğini bile bile bunu zafer için, iktidarınızın selameti için değer buluyorsanız, stratejik değil, cesur değil, mücrim ve düpedüz zalimsiniz.”

    Nasılda mantığa takla attırmışsınız böyle. Pes doğrusu.

    • Siz anlamamışsınız; bir zalime bile savaş açsanız, bunu kendi iktidarınız için yapıyorsanız yeni zalim adayısınız demektir. Meali budur…

  3. Zalimlerin en büyük özelliği, zalimlerle mücadele ettikleri safsatasıdır. Bu zalimlerin en büyük özelliği ise önceki zalimlerle mücadele ettikleri safsatasıdır. Öyle bir safsatadır ki; Kürt çocuklarına ana dillerinde eğitim görmelerini dahi bir lutüf olarak örüyorlar ve ”Bu lütfu size vermem” dedirtebiliyor. Bir müslüman olarak şunu bilmiyorlar ki, ana dili yasaklamakla onun onurunu, haysiyetini yasaklıyorsunuz… Tarih sizi de lanetle anacaktır.

  4. TVmizle gazetemizle istediğimiz kişileri düzmece delillerle karalayıp hedef gösterelim ama bize müdahale ederseniz, hedef gösterilen mazlumun yanında olursanız olur da bundan bir mazlum zarar görebilir ZALİM olursunuz. Şaka gibi bir mantık bir yazı. Gülmeden geçemeyeceğim

    • Nur kardeşim,
      Yazıya ve yazara bir “biz” karakteri atfediyorsunuz gibi geldi. Yaznın ilk cümlesini tekrar okumanızı tavsiye ederim. Bu yazı ve yazarının hiçbir örgüt/kesim/grup mensubiyeti ve Müslüman olmaya çalışmaktan başka bir çabası yoktur. İlaveten, adı cemaat olan piramit yapılar hakkında da pek çok eleştiri yayınlamıştır. Maksat sadece bil vesile bir prensibi hatırlamak ve vurgulamaktır. Allah hepimizi nefretten ve bir gruba nefretimizin bizi zulme razı etmesinden korusun.

  5. O kadar güzel ki yazdıkların küçük aklım hepsini tam anlamasada anladıklarım yine sana kocaman bir teşekkür ve takdir sunmama yetti sayın EFE

  6. kendimden endişe ettim. dehşete düşürdünüz beni üstad. zalimmişim!

  7. Komiksiniz!
    Önce kendi söyleminizde tutarlı olun. “Bir kişi bile zulme uğruyorsa milyonlar zarar görür diye zulmü kaldırmamak da zulümdür” söylevleriniz komünizmin eşitlik anlayışı gibi okurken güzel uygulama imkanı yok.!
    Buarada ‘Müslümanlar Kardeştir’ ayeti gereğince onca zulme uğrayan Müslüman için siz ne yaptınız? Reklam olmaz sizi örnek almak isteyenler için lütfen açıklayın!!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*